Bu haberi bir de böyle okuyun: İsviçre’den Fazıl Say özrü

Fazıl Say, Instagram ve Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarda, İsviçre’nin Zürih, Bern, Cenevre ve Luzern kentlerinde, 23-26 Ekim tarihleri arasında vereceği konserlerin “İsrail-Filistin gerilimi konusunda sosyal medyada yansıttığı fikirleri” gerekçesiyle iptal edildiğini açıklamıştı.

Say, “Ben Avrupa’da ifade özgürlüğüne güven duyulur, karanlık ve anlayışsızlık yaşanmaz diye bilirdim. Bu rahatsız edici olay babında güvenim oldukça sarsıldı” diyerek tepki göstermişti.

HÜKÜMETTEN KINAMA

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, sanatçı Fazıl Say’ın Avrupa’daki konserlerinin iptal edilmesine tepki gösterdi. Çelik, “Karanlık bir zihniyet, medeniyetin tüm değerlerini yok etmek istercesine, İsrail’in insanlık dışı saldırganlığına karşı çıkan ve barışı savunan üniversite öğrencilerini, aydınları, yazarları, sporcuları ve sanatçıları hedef alıyor. Bu çerçevede sanatçımız Fazıl Say’ın İsrail’in Filistin’deki insanlık dışı saldırılarına karşı çıkan fikirlerinden dolayı Avrupa’daki konserlerinin iptal edilmesini kınıyoruz” dedi.

İSVİÇRE’DEN ÖZÜR NİTELİĞİNDE ‘CUMHURİYET’İN 100. YILINA ÖZEL KONSER’

Fazıl Say’ın yaşananları Filistin’e verdiği destek dolayı iptal edildiğini açıklamasından sonra hükümetten Avrupalı ülkelere kınama gelmişti. Hükümetin açıklamalarından sonra İsviçre’de Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı onuruna ithaf edilen eser, İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği ev sahipliğinde ilk kez seslendirildi.

Eserin CSO Ada’da düzenlenen dünya prömiyerine, İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Jean-Daniel Ruch, İsviçreli ünlü müzisyen François Lindemann, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Cemi’i Can Deliorman, perküsyon sanatçısı Okay Temiz ve çok sayıda davetli katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı münasebetiyle İsviçreli ünlü müzisyen Lindemann’ın bestelediği eser, İsviçre ve Türkiye arasındaki dostluğu temsil ediyor.

Prömiyer öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Büyükelçi Ruch, iki ülkenin, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana yakın ilişkilere sahip olduğunu belirterek “Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etmesinin ardından İsviçre Türkiye’yi hızla tanımış ve birkaç yıl sonra da yeni başkent Ankara’da Büyükelçiliğini açmıştır.” diye konuştu.

Büyük bir Türk diasporasının onlarca yıldır İsviçre’de yaşadığını ve ülkenin siyasi hayatında aktif rol oynadığını söyleyen Ruch, “İsviçre aynı zamanda Türkiye’deki en büyük 8. yatırımcıdır ve burada binlerce istihdam yaratan 300’den fazla şirketle temsil edilmektedir.” dedi.

Ruch, ülkesinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı için kalıcı bir şey sunmak istediğini vurgulayarak “Böylece iki millet arasındaki bağları ve uzun dostluğumuzu sembolize edecek özel bir eser bestelendi.” ifadesini kullandı.

Eser, Ankara’daki prömiyerin ardından 27 Kasım’da İstanbul’da seslendirilecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx