Bakan Fidan: Suriye ve Irak’taki PKK’ya ait tesisler artık meşru hedeftir, 3. taraflar uzak dursun

KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu ile ortak basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazar günü Ankara’da meydana gelen saldırı girişimine ilişkin konuştu. Biri kendini patlatan, diğeri ekipler tarafından öldürülen 2 teröristin Suriye’de eğitim gördüğünü açıklayan Fidan; “Irak ve Suriye’de PKK/YPG’ye ait bütün altyapı, üstyapı tesisleri, enerji tesisleri bundan sonra güvenlik güçlerimizin, topyekün meşru hedefidir. Üçüncü tarafların PKK/YPG’li tesislerden ve şahıslardan uzak durmasını tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİKLERİ İÇİN PİŞMAN OLACAKLAR”

Ankara’da pazar sabahı İçişleri Bakanlığı önündeki saldırı girişiminde bir terörist üzerindeki bombayı patlamış, yanındaki terörist ise çatışmada öldürülmüştü. Hain saldırı girişiminde 2 polisimiz yaralanırken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan konuya ilişkin zehir zemberek bir açıklama geldi. Fidan, “Terörle mücadelede Türkiye’nin tavrının net olduğu bilinen bir husustur. Yapılan çalışmalar neticesinde 2 teröristin Suriye’den geldikleri ve burada eğitim gördükleri açıklığa kavuşmuştur. Irak ve Suriye’de PKK/YPG’ye ait bütün alt yapı, üst yapı enerji tesisleri bundan sonra güvenlik güçlerimizin, istihbarat unsurlarımızın topyekün meşru hedefidir. Üçüncü tarafların PKK’lı YPG’li tesislerden ve şahıslardan uzak durmasını tavsiye ediyorum. Silahlı kuvvetlerimizin bu terör saldırısına cevabı çok net olacak ve böyle bir eylemi gerçekleştirdikleri için çok pişman olacaklar.” dedi.

“RUM TARAFI BİR TÜRLÜ İŞ BİRLİĞİNE YANAŞMADI”

Hakan Fidan, Doğu Akdeniz konusuyla ilgili de şu ifadeleri kullandı: “Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından istifade etmek için Ada’daki nihai çözümü beklemek hem bölge için hem de dünya için iyi bir durum değil. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar geçen temmuz ayında çok yapıcı bir yaklaşımda bulundu. Çözümden bağımsız daha yaratıcı yaklaşımlar getirme metodundan hareketle bizim aramızdaki çözümsüzlük burada duruyor. Ama belli konular var ki iki toplumda bundan istifade edebilir. Bunun başında hidrokarbon kaynakları geliyor. Daha sonra elektrik entegrasyonu, yenilenebilir enerji, su, düzensiz göç, mayınların temizlenmesi gibi konular var. Aslında bunlar hayatın gündelik akışında toplumların, halkın büyük şekilde çözüm beklediği konular. Fakat Rum tarafı bir türlü bu konuda bir iş birliğine yanaşmadı. Bizim Türkiye olarak görüşümüz de KKTC ile aynı parallellikte siyasal çözümün beklenmesine gerek kalmaksızın her iki tarafın eşit şekilde istifade edeceği enerji potansiyelini kullanımı mümkündür. “

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx