Tutuklu imam Ahmet Kaptan’a kanser teşhisi konuldu

Üç yıldır Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan emekli imam Ahmet Kaptan da kanser oldu. 8 aydır cezaevinde hastalıklarla mücadele eden Kaptan’a 3,5 ay önce kronik gastrist teşhisi konulmuş, mide biyopsisi ise temiz çıkmıştı. Ancak 75 kilodan 48 kiloya düşen Kaptan, cezaevinde ayakta duramayacak, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayacak bir haldeydi. 43 kişilik koğuşta yaşıyor, yemek yiyemiyor, sürekli istifra ediyor, koğuş sayımlarına görevlilerin yardımıyla inebiliyordu.

“CİĞERLERİNE KADAR YAYILMIŞ”

İki gün önce fenalaşınca tekrar Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi’ne kaldırılan 65 yaşındaki Ahmet Kaptan’ın bu kez pankreasından parça alındı. Doktor ailesine yüzde 95 pankreas kanseri olduğunu söyledi. Ahmet Kaptan’ın eşi Hatice Kaptan, “Maalesef doktor kanser dedi. Biyopsi sonucunu bekliyorlar ama yüzde 95 pankreas kanseri. Hem de ciğerlerine kadar dağılmış. İki gecedir yalnız orada. Eşim 8 aydır içeride hasta. Daha önce midesine biyopsi yapıldı ama doğru dürüst bakılmadı ki… Çok hızlı yayılıyormuş bu kanser. Tuvalete gidecek hali yok” dedi.

SON FOTOĞRAFI DEHŞET VERİCİ

Ahmet Kaptan, gastrit teşhisi konulduğu günden bu yana mide koruyucu, vitamin ve depresyon hapı kullanıyordu. Bir de şekeri çıktığı için şeker ilacı verilmişti. Üç buçuk ayda tedavi ve teşhis için başka hiçbir şey yapılmadı. Ahmet Kaptan’ın rapor için dün çekilen son fotoğrafı, geç teşhis, sağlık hizmetlerine ulaşamama, cezaevi koşullarının hastalara uygun olmaması gibi nedenlerle cezaevinde ne hale geldiğini gösteriyor.

TAHLİYE İÇİN DİLEKÇE VERİLDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında 3 yıl önce tutuklanan emekli imam Ahmet Kaptan (65), tanık ifadelerine dayanılarak 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Uzun yıllar Edremit’te imamlık yapan Ahmet Kaptan kendisi gidip ifade verdiği halde tutuklandı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor. Eşinin tahliyesi için savcılığa dilekçe veren Hatice Kaptan, en son kapalı görüşte eşini görünce şok olduğunu ifade etmişti:

“Görüşe gittim, şok oldum, kızım ağlamaktan perişan oldu, ben yanında ağlayamadım, dışarıda ağladım, kemikleri çıkmış, gözleri çukurlaşmış. Sesi çıkmıyor. Konuşacak takati yoktu. Bir şey yapamıyoruz. Oğlum savcılığa dilekçe verdi. Ben hastaneye gider- gelirsem yolda ölürüm, dedi. Durumu o derece kötü. Cezaevinde doğru dürüst yemek gelmiyormuş zaten. Bakılacak ki düzelsin… Evde bakılır hiç değilse, ev hapsi verseler. Orada kim bakacak. Geçen gün sayıma gelmişler, yataktan kalkamamış, görevliler kaldırmış. Namazı hiç bırakmayan adam namaz kılamıyorum, banyoya giremiyorum, ayakta duramıyorum, diyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir