HDP: AKP’nin Muaviye iktidarında zulüm adalet külahı giymiş geziyor

Ankara’da bir otelde gerçekleşen buluşmanın sloganı ‘Hak, Adalet ve Vicdan’ olarak belirlendi. Türkiye’nin bütün illerinden temsiliyetlerin katıldığı buluşmada İslam ve adalet konuşuldu.

KÜRTÇE, ARAPÇA, TÜRKÇE…

Buluşmanın yapıldığı salona Kürtçe, Arapça ve Türkçe olmak üzere “Hak, Adalet ve Vicdan için buluşuyoruz” afişleri asıldı. Oluşturulan divanda ise milletvekilliği düşürülen HDP’li Ömer Faruk Gererlioğlu’ yer aldı. Buluşmanın açılış konuşmasını HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları yaptı.

HZ. MUHAMMED: ZULME DİRENMEYEN ÜMMETİMDEN DEĞİLDİR 

İnsanlık tarihinin mazlumların zalimlere karşı mücadele tarihi olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Hz Muhammed (SAV) ‘zulme karşı direnmeyen benim ümmetimden değildir’ demiştir. Medeniyetlerin beşiği olan Ortadoğu’da semavi dinler, insanların barış, huzur içinde yaşaması için vardı ve bu inanç ve bu felsefe ile varlık gösterdiler” dedi.  Hatimoğulları sözlerini şöyle sürdürdü:

‘SORUNLARIN TEMELİNDE ADALETSİZLİK VAR’ 

“Ne yazık ki coğrafyamız yüzyıllardır acılar içinde kıvranıyor. Yüzyıllardır bu acılar, yüzyıllardır kan ve gözyaşı neredeyse coğrafyamızın kaderi haline gelmiş durumda. İnsanlar katlediliyor, evler yakılıp yıkılıyor, kadınlara tecavüz ediliyor. Asla istemediğimiz bu manzarayı hiçbir imanın, inancın, itikatın kabul edeceğine inanmıyoruz. Toplumsal hayatımızda yaşadığımız sorunların temelinde adaletsizlik yatıyor. Aslolan vicdan, hak ve adalet ilkelerini hep birlikte yaşatabilmektir.”

‘KÖTÜLÜKLERİN KARŞISINDA ADALET KAZANACAK’

Kapatılmak istenen partimiz için adalet istiyoruz. Vekilliği düşürülüp tutuklanan Leyla Güven ve Musa Farisoğlu için adalet istiyoruz. AİHM ve toplumun vicdanı hiçe sayılarak düşüncelerinden dolayı cezaevinde tutulan sevgili Demirtaş, Yüksekdağ ve binlerce mahpus için adalet istiyoruz. Vekilliği düşürüldükten sonra adalet nöbeti başlatan sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu için adalet istiyoruz. Ömer hoca sabah namazını kılmak üzere abdest alırken polis zoruyla gözaltına alındı. Din ve imanı ağzından düşürmeyenlerin kötülükleri karşısında elbette vicdan, hak ve adalet mücadelesi kazanacaktır.

‘NEWROZ’DAN ÇIKAN MESAJI HERKESİN DOĞRU OKUMASI GEREKİYOR’ 

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise geçtiğimiz hafta düzenlenen Newroz kutlamalara dair konuştu. Buldan, “Milyonların mesajının herkesin doğru okuması gerekiyor. Barışa ve demokratik çözüme ısrar, zulme boyun eğememe ve hiçbir gücün halkın iradesini durduramayacağı mesajıydı. Nevroz alanlarından irademizi yok sayamazsın, onumumuzla oynayamazsınız denmiştir. Halkımızın bu uyarısını Ankara’nın iyi okuması ve yanlış politikalardan biran önce vazgeçmesi gerekir. Yanlış mesajların halkta geri döneceğini nevroz bütün ciddiyetiyle göstermiştir. Umarım bu ülkeyi yönetenler doğru soncu çıkarırlar” dedi. Buldan, konuşmasına şöyle devam etti:

‘İSLAM ADALET VE BARIŞ DİNİDİR’

“Bu toprakların, bin yıldır birlikte yaşadığımız tüm kadim kültürlerin ve halkların en büyük özlemi barıştır, eşitliktir ve adalettir. Adaletin olmadığı bir yerde zulüm vardır. Barışın olmadığı bir yerde yıkım, acı ve gözyaşı vardır. Eşitliğin olmadığı bir yerde her türlü haksızlık ve hukuksuzluk vardır. İslam âlimleri, yüce dinimizi tanımlarken; ‘İslam adalet ve barış dinidir’ tarifinde ittifak etmişlerdir.

‘ZULÜM, ADALET KÜLAHI GİYMİŞ GEZİYOR’

İslam coğrafyasında, İslam adına, İslam kullanılarak yapılan adaletsizlikler, haksızlıklar ve hukuksuzluklar saymakla bitmez, tükenmez. Evet, adil olmayan yönetici, adil olmayan hukuk, adil olmayan sofra meşru değildir. Hukuk adaletten koparıldığı için bugün ne yazık ki Türkiye’de sofralar adaletsizdir. Adalet saraylarında ‘Adalet mülkün temelidir’ yazmakla adil olunmuyor. Tıpkı Meclis’te ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ibaresini yazmakla milletin iradesi hakkaniyetle muhafaza edilmediği gibi. Daha vahim olan şu dur ki; bu ifadelerin yazıldığı yerler adeta adaletsizliğin ve iradesizliğin adresi olabiliyorlar. Bediüzzaman Said-i Kürdî; ‘Zulüm adalet külahı giymiş’ diyerek, bu gerçeğin altını çizmiştir. Bugün yaşadığımız tüm bu adaletsizlikler işte bu sözde saklıdır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir